Lifemed Tıp Merkezi

Göz Kuruluğu


Gözyaşları gözün kuru kalmamasını sağlayan en önemli etmendir. Grip, nezle gibi hastalıklarda, duygusal durumlarda gözyaşı gözlerden istemsiz olarak akmaktadır. Çoğu kişilerde bu salgı yeterli miktarda değildir. İşte bu duruma göz kuruluğu denilmektedir. Salgının yetersiz olması da çok aşırı derecede salgılanması da anormaldir.

Göz Kuruluğu Belirtileri

  • Gözlerde yaşanan batma ve yanma hissi,
  • Yapışkan bir ipliksi akıntının göz içerisinde rahatsızlık vermesi,
  • Aşırı derecede gözlerde yorgunluk, uykusuzluk hissi,
  • Kontak lens kullanımı sırasında yanma,
  • Aşırı derecede yaşarma,
  • Gözlerde kızarıklık

Göz Kuruluğu Sebepleri

Yaş ilerledikçe insanlarda gözyaşı miktarı azalmaktadır. Yaşlı kadınlarda menopoz sonrasında kuru göz hastalığının görülme riski çok daha yüksektir. Aynı zamanda hem erkeklerde hem de kadınlarda her yaşta görülebilmesi mümkündür. Bazı romatizmal hastalıklar ya da kullanılan bazı ilaçlar göz kuruluğuna da neden olabilmektedir. Suni gözyaşı damlaları ile hayatı devam ettirebilmek mümkündür.

Göz Kuruluğu Tanısı

Kesin tanı yapılabilmesi için gözyaşı testleri bulunmaktadır. Yalnızca uzman doktorlar tarafından gözyaşı üretimini ölçen testlerin yapılması gerekmektedir. Bu testler arasında en çok kullanılanı Schirmer Testi' dir. Bir filtre kâğıdı ile gözyaşı üretiminin yeterli olup olmadığı ölçülmektedir. 10 mm üzerinde olmayan ölçümlerde hastada göz kuruluğu olduğundan söz etmek mümkündür. İkinci göz kurulu tanısı Göz Yaşı Kırılma Zamanı şeklindedir. Alt göz kapağına damlatılan boyar madde ile gözün kuru olup olmadığı konusunda teşhis konulmaktadır. 10 saniyeden önce bir süre içinde göz yüzeyinde potlar oluşuyor mu incelenmektedir.

Göz Kuruluğu Tedavisi

Göz kuruluğu tedavisi için bazı yöntemler uygulanmaktadır.

1) Göz Yaşı İlavesi : Göz kuruluğu tedavisinde ilk adım olarak kaybedilen gözyaşlarının yerine geri ilave edilmesi gerekmektedir. İnsanların gözyaşlarına çok benzer özellikler gösteren suni gözyaşları bu konuda çok etkili olmaktadır.

2) Mevcut Gözyaşını Muhafaza Etme : Hasta kendi gözyaşlarını iyi bir şekilde korumalıdır.

3) Diğer Yöntemler : Buharlaşma özelliğine sahip olan gözyaşlarını kaybetmemek için ortamın nemli olmasına dikkat edilmelidir. Rüzgârlı hava, saç kurutma makinesi kullanımı göz kuruluğu olanlar için önerilmemektedir. Gözyaşını arttıran ilaç kullanımı etkili olmaktadır. Bu nedenle göz kuruluğu şikâyeti yaşayanların göz doktoruna başvurması gerekmektedir.

1. Suni Gözyaşı Damlaları: Kuru göz rahatsızlığının tedavisinde en sık kullanılan yöntemlerden birisi suni göz yaşı damlalarıdır. Gerçek gözyaşına benzeyen damlalar ile birlikte eksik olan göz yaşı yerine konulmaya çalışılır. Suni göz yaşı damla yada jel formunda olabilir. Damlalardan bazılarında koruyucu madde bulunmaz (koruyucu maddeler tüm göz damlalarının uzun süre dayanabilmesi için konur). Bu koruyucu madde içermeyenler tek kullanımlık tüpler içindedir. Suni gözyaşı kullanımında dikkat edilecek en önemli noktalardan biri damlaların doktorların tarif ettiği biçimde kullanılmasıdır. Kuru göz sürekliliği olan bir rahatsızlıktır. Özellikle koruyucu madde içermeyen damlalar uzun yıllar herhangi bir etki oluşmadan kullanılabilir.

2. Göz Yaşı Kanalı Tıkaçları: Damla tedavisi dışında “Puuctum Plang” (gözyaşı kanal tıkaçları) yöntemi göz kuruluğu tedavisinde kullanılmaktadır. Normal şartlar altında göz yaşı küçük bir kanal aracılığı ile burna akmaktadır. “Puuctum Plang” yönteminde bu kanal geçici yada kalıcı olarak bir tıkaç yardımı ile kapatılmaktadır. Bu sayede göz yaşı; genze ve burna akamadığı için göz yüzeyinde daha uzun süre kalabilmektedir. Bu sayede gözün daha uzun süre nemli kalması sağlanmaktadır.

3. Bandaj kontakt lens: Bandaj Kontakt lens yöntemi göz kuruluğu rahatsızlığı bulunan kişinin göz yüzeyinde ileri derecede rahatsızlık veren bozukluklar oluştuğunda tercih edilmektedir. Ancak bu durumda da gözyaşı damlaları kullanımına devam edilmektedir.

Diğer Yöntemler:

  • Kuru göz rahatsızlığı bulunan kişilerin tedaviye ek olarak yapılabilecekleri şöyle sıralanabilir:
  • Temiz havalı ortamlarda bulunulması,
  • Yaşanılan ve çalışılan ortamlarda yeterli hava neminin sağlanması,
  • Hava üfleyen klimalardan uzak durulması,
  • Dış mekanlarda koruyucu gözlük kullanılması,
  • Bilgisayar başında mümkün olduğunca sık ara verilmesi,
  • Yeterli miktarda su alınması,
  • Kontakt lens kullanıcılarının özel olarak kuru gözler için üretilmiş kontakt lensleri kullanması,
  • Göz makyajının akşamdan iyi temizlenmesi,
  • Gözü beyazlatan damlalardan özellikle uzak durulması,
  • Göz doktoruna düzenli olarak kontrole gidilmesi kuru göz hastaları için yararlı olacaktır.

Kuru göz oluşabilecek kişilerde başlıca belirtiler şöyle sıralanabilir:

  • Uzun süre bilgisayar başında oturduktan sonra gözlerde yorgunluk hissi,
  • Gözlerin batması ve kızarması,
  • Gözlerin kaşınması,
  • Gözlerde kuruluk hissedilmesi,
  • Göz kapaklarının sabah yapışması,
  • Gözlerin yaşarması,
  • Kontakt lens kullanımında zorluk yaşanması.
  • Göz yüzeyinin pürüzsüzlüğünü ve temizliğini sağlayan göz yaşı tabakası göz kırpmasıyla oluşur. Kişinin net bir şekilde görebilmesi için göz yaşı tabakası olmalıdır.
  • Gözyaşı tabakasının işlevleri şöyle sıralanabilir:
  • Dış dünya ile göz arasında bariyer oluşturur,
  • Optik işlevi ile birlikte gözlük camı görevi yapar,
  • Göz kapaklarının göz üzerinde kaymasını sağlar,
  • Gözün kurumasını önler,
  • Mikropları öldürücü özelliği sayesinde enfeksiyonlardan korur,
  • Yabancı cisimlerin göze direkt olarak yapışmasını önler,
  • Korneayı besleyici rolü sayesinde, oksijeni korneaya iletir.

Gözyaşı tabakasının içeriği:

1.Dıştaki yağ katmanı: Katmanın en dışında yer alır gözyaşının buharlaşmasını önler ve göz yaşını göz üstünde tutar.
2.Ortadaki su katmanı: Gözü temizleyerek oluşabilecek enfeksiyonları engeller. Ayrıca gözün kurumasını engellemektedir.
3.Mukus katmanı: Korneanın yüzey bozukluklarını örterek düzeltir ve tam gözyaşı tabakası için taban görevi görür.

Ayrıca suyun göz yüzeyine yayılarak yüzeyin nemli kalmasını sağlar. Mukus katmanı olmazsa su yüzeye tutunamaz.

 

Gözyaşı üretiminin azalması veya üretilen göz yaşı kalitesinin bozulması sonucunda ortaya çıkan rahatsızlığa “kuru göz” denir. Gözün yüzeyinde oluşan bozukluklar da kuru göze neden olmaktadır.
Tüm bunların sonucunda göz yüzeyi eşit olarak örtülmez ve gerekli maddelerin korneaya ve konjektivaya geçişi bozulur. Bu durumda görmenin bozulduğu durumlar da ortaya çıkmaktadır. Böylece azalmış oksijen geçişini dengelemek için göz yüzeyindeki damarlar devreye girer ve damarlarda genişlemeler olur ve bunların sonucunda göz kızarır. Bu süreç doğru zamanda, doğru tedavi edilmediğinde kronik enflamasyon durumu gözü ve görmeyi tehdit eder hale gelir.