Lifemed Tıp Merkezi

Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi


Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi (Kalp Sintigrafisi) Nedir?

Kalp sintigrafisi, kalbin kanlanması ve kalp kaslarının fonksiyonları hakkında bilgi edinilmesini sağlayan bir yöntemdir. Özellikle efor testinin ya da istirahat döneminin ardından damardan verilen radyoaktif ilacın kaslarda tutulma özelliklerinin nasıl olduğunun anlaşılmasını sağlamaktadır. Şimdi kalp sintigrafisi nedir?, başlığımız altında bu işlemin özelliklerine biraz daha yakından bakalım.

Kalbin kanlanmasını farklı durumlar altında inceleme imkanı sunan kalp sintigrafisi, işlem sırasında damarlara radyoaktif bir ilacın verilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Radyoaktif maddenin damarlarda hangi oranda tutunabildiği ve ne tür sonuçlar sağladığı yine bu işlem neticesinde saptanmaktadır. Ayrıca uygulama esnasında göğsün hemen üzerinde gama kameraya sahip bir cihaz dönmekte ve kalbin görüntüleri alınmaktadır.

Bu işlem için öncelikle vücuda damar yoluyla radyoaktif olmayan ilaç verilmektedir. İlacın verilmesi ardından efor testi uygulanmakta ve kalbin stres altına girmesi sağlanmaktadır. Yapılan işlemlerin ardından sıra miyokard perfüzyon görüntülemesine gelmektedir. Stres anında elde edilen görüntüler istirahat anındaki görüntüler ile karşılaştırılmakta ve bunun ardından birtakım sonuçlar elde edilmektedir. Miyokard perfüzyon görüntülemesi sonucunda ulaşılan bilgiler şu şekilde sıralanmaktadır.

  • Kişide koroner arter hastalığı (KAH)olup olmadığı ya da eğer var ise hangi seviyelerde olduğu,
  • Enfarktüs geçirme riskinin hangi safhada olduğu
  • Eğer koroner arter hastalığı (KAH) varsa yapılan test dışında diğer hangi testlere gerek duyulduğu

miyokarda perfüzyon işlemi sonucunda öğrenilebilmektedir.

Bunların yanı sıra farmakolojik stres testi genelde ortopedik açıdan problemler yaşayan kişilerde uygulama altına alınmaktadır. Çünkü bu kişiler genelde istenen derecede egzersiz yapamamaktadır. Bu nedenle yapılan farmakolojik stres testi var olan ya da olası sorunların ortaya çıkarılmasında çoğu zaman için önemli bir konumda yer almaktadır. Özellikle kalp ile alakalı sorunların tespit edilmesinde ve var olan sorunlara zamanında müdahale edilmesinde bu test istenen sonuçların ortaya çıkmasına yardımcı olmakta ve doktorların yaşanan sorunları daha kolay bir şekilde anlamasına olanak sağlamaktadır.

Kalp sintigrafisi, kalp damarlarında meydana gelen kanlanmanın ne durumda olduğunu anlamak için oldukça etkili bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Efor ve dinlenme sırasında ortaya çıkan kanlanma, sintigrafi yöntemi ile çekilen görüntüler sayesinde elde edilmektedir. Ayrıca tek bir seansla kalbin kanlanmasını ve kalbin fonksiyonunu izlemek mümkün olmaktadır. koroner kalp hastalığında, göğüste meydana gelen ağrıların araştırılmasında, balon anjioplasti ve bypass uygulamalarında genelde kalp sintigrafisi kullanılmaktadır.

Kalp sintigrafisinin yararları arasında ilk olarak karşımıza çıkan kalpta bulunan sorunların erkenden saptanmasıdır. Bu yöntemi sayesinde kalp üzerinde gelişen kanlanma olayı hem dinlenme halinde hem de stres halinde incelenmekte ve kıyaslama yapılabilmektedir. Ayrıca yöntem, kalp fonksiyonlarının gerçekleşme sürecinde hekimlere detaylı bilgiler sağlamaktadır.

Tek bir seans ile istenen sonucun elde edilebilmesine olanak sağlayan kalp sintigrafisi, yüzde 90 başarı oranı ile karşımıza çıkmaktadır. Bunun yanında yapılan işlemlerin ardından hasta aynı gün içerisinde eve gidebilmekte ve günlük yaşantısına devam edebilmektedir. Ayrıca hasta için yan etkileri bulunmayan yöntem, özellikle vücuda radyoaktif maddelerin verilmesi nedeniyle düşündürücü olmaktadır. Ancak uygulamaya alınan yöntemin hasta için istenmeyen etkiler göstermediği ve radyasyon oranının oldukça düşük olduğu ifade edilmektedir.

Kalp sintigrafisi 3 farklı şekilde sonuçlanan bir yöntemdir. Normal, enfarktüs ve iskemi olarak karşımıza çıkan sonuçlar arasında en olumsuzu enfarktüs olmaktadır.

Miyokard perfüzyon sintigrafisinin koroner anjiyografiden farkı nedir?, diye soracak olursanız öncelikle şunu söyleyebiliriz ki, Miyokard Perfüzyon Sintigrafisi (MPS) incelenen bölgenin hücre canlılığı ve perfüzyon durumu hakkında bilgiler veren bir yöntem olmaktadır. Koroner anjiyografi ise arterde bulunan makro patolojiyi gösteren bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Koroner anjiyografinin kalp sintigrafisine göre farklılıklarını şimdi biraz daha yakından inceleyelim.

Kalp sintigrafisi damardan verilen radyoaktif madde ile kalbe ulaşan kan oranının saptanması ve bu şekilde tıkanma ya da daralmaların tespit edilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak damar tıkanması ya da daralması şüphesi ile yapılan kalp sintigrafisinin koroner anjiyografi ile doğrulanması zorunludur. Çünkü bu uygulama, şüphelenilen sorunla ilgili kesin sonuçlar elde edilmesine olanak sağlamaktadır.

Bir tanı yöntemi olan koroner anjiyografi çekimi, saniyeler içerisinde yapılabilmektedir. Bunun yanında işlem sırasında hastanın uyutulması gerekmemektedir. Kalp damarlarına uygulanan özel bir ilacın ardından röntgen ışınlarından yararlanarak alınan görüntüler, var olan damar sorunlarının kesin teşhisine izin vermektedir.
Diğer yandan kalp sintigrafisinin ve koroner anjiyografinin birbirini tamamlayan tetkikler olduğunu söylemek mümkündür. Bu nedenle kalp sintigrafisinden sonra damar tıkanıklığı veya daralmalarından şüphelenen hekimler, bu şüpheleri koroner anjiyografi ile kesin sonuçlara ulaştırmaktadır.

Güvenli bir işlem olan koroner anjiyografi, güvenli bir işlem olmasının yanında son zamanlarda gelişen tıp sektöründe riskleri oldukça düşük oranlara çekilmiş bir uygulamadır. Bu nedenle gerektiğinde işlemi uygulatmaktan kaçınmamanızı tavsiye ediyoruz.

Miyokard perfüzyon sintigrafisi noninvaziv bir tetkik olmasının yanında  koroner arter hastalığı (KAH) hakkında detaylı bilgiler sunan bir yöntem olmaktadır. Bu yöntem dahilinde kana ulaşan kan oranı saptanabilmekte ve damarlarda meydana gelen daralma ve tıkanmalar kısa sürede anlaşılabilmektedir. Miyokard perfüzyon sintigrafisi endikasyonları arasında yer alan en önemli etken, tıkanıklık ya da daralmaların anlaşılabilmesi olmaktadır. Bu neden KAH probleminden şüphelenen doktorlar, istenen sonuçlara ulaşmak için özellikle bu yöntemi kullanmaktadır.

Miyokard perfüzyon sintigrafisi dikkat çeken endikasyonlarından biri koroner arter hastalığı (KAH) konusunda bilgilendirme yapması ve KAF olup olmadığının saptanmasına yardımcı olmasıdır. Ayrıca KAH tanısı yapılırken KA yönteminin de işin içine girmesi birbirini tamamlayan tetkikler oluşmasına neden olmuştur.

KA, herhangi bir koroner arter lezyonu sırasında arter üzerinde makro pastolojileri göstermektedir. Miyokard perfüzyon sintigrafisi ise mevcut bölgedeki perfüzyon durumu ve hücrelerin canlılığı konusunda bilgiler vermektedir. Diğer yandan semptomatik hastalarda bu yöntem, oldukça başarılı sonuçlar ortaya koyabilmektedir.

Tıpta gelişen teknolojinin son ürünlerinden biri olarak karşımıza çıkan miyokard perfüzyon sintigrafisi, özel kameralar kullanılarak sorunların saptanmasını sağlayan bir uygulamadır. Bunun yanında hastanın işlem sırasında maruz kaldığı radyasyon oranı oldukça düşük seviyelerdedir. Bu nedenle güvenli bir işlem olduğunu ve birçok kişi tarafından sorunsuz bir şekilde yaptırıldığını söylemek mümkündür.

Siz de miyokard perfüzyon sintigrafisi işlemi yaptırmak üzereyseniz, öncelikle çekingen davranmamanızı tavsiye ediyor ve işlem sürecinde istenmeyen yan etkilere maruz kalmayacağınızı söylemek istiyoruz.

Pek çok kişi miyokard perfüzyon sintigrafisi yaptırmadan önce bu işlemin güvenilir olup olmadığı konusunda birtakım tedirginlikler yaşamaktadır. Ancak miyokard perfüzyon işlemi korkulacak yan etkilerin bulunmadığı bir yöntemdir. Kalp sorunlarına çözüm getiren ve var olan sorunları erken teşhis etme konusunda önemli bir konumda yer alan miyokard perfüzyon sintigrafisi, oldukça güvenli bir işlem olmaktadır.

Miyokard perfüzyon sintigrafisinin ne kadar güvenli olduğunu sizlere bir örnekle açıklayabiliriz. İşlem sırasında vücuda verilen radyasyon oranı basit bir röntgen filminde kalınan radyasyon oranı kadardır. Bu nedenle işlem öncesinde rahat olabilir ve istediğiniz gibi sintigrafi işlemini yaptırabilirsiniz.

Diğer yandan miyokard perfüzyon sintigrafisi sırasında vücuda verilen radyoaktif maddenin bu özelliğini kısa zaman içerisinde kaybedeceğini söylemek istiyoruz. Ayrıca radyoaktif özelliğini yitiren ilaç vücuttan doğal yollar ile dışarı atılmaktadır. Bu yüzden radyoaktif ilacın vücudunuzda yer edeceğini ve size zarar vereceğini kesinlikle aklınızdan çıkarmanızı tavsiye ediyoruz.

Yukarıda da bahsetmiş olduğumuz gibi miyokard perfüzyon sintigrafisi oldukça güvenli bir işlemdir. Kalp sorunlarının anlaşılmasında önemli bir faktör olan sintigrafi işlemi, düşük radyasyon oranı ile hastaların yan etkiler görmesini engellemektedir. Yan etkileri bulunmayan ve uygulandığı anda etkili sonuçlar ortaya çıkaran miyokard perfüzyon sintigrafisi, son dönemlerde doktorların kalp sorunlarını teşhis etme konusunda yararlandığı en etkili yöntemlerden biri olmaktadır.

Siz de bu konuda rahat olun ve doktor kontrolü altında sintigrafi işleminizi sorunsuz bir şekilde yaptırın.

Miyokard perfüzyon sintigrafisi, kalp kasına giden kan oranının anlaşılmasında kullanılan etkili yöntemlerden biri olmaktadır. Bu yöntem dahilinde kan oranı bilgisayar ortamında görüntülenmekte ve işlem sırasında radyoaktif ilaç kullanılmaktadır. Bu yazımızda miyokard perfüzyon sintigrafisi nasıl gerçekleştirilir?, buna yakından bakacağız ve yapılan işlem sürecinde neler elde edildiğini göreceğiz.

Yapılacak işlem için öncelikle kana damar yoluyla radyoaktif ilaç verilmektedir. Verilen radyoaktif ilaç kısa süre içerisinde kana yayılmakta ve sıra sintigrafinin çekilmesine gelmektedir. Kan içerisinde bulunan radyoaktif maddenin kalp kasına ulaşmasının ardından özel kameralar devreye sokulmakta ve kalp kasına hangi oranda kan gittiği bu şekilde anlaşılmaktadır. Kalp kasına ulaşan radyoaktif ilaç oranı ile kan oranı birbiri ile doğru orantılıdır.

İşlem sırasında sadece özel bir kamera ile görülebilen radyoaktif ilaç, kan oranının anlaşılmasında etkili bir uygulama olarak karşımıza çıkmaktadır. Radyoaktif maddenin kalp kasına ulaşmasının ardından bilgisayar ortamında çekilen filmlerin değerlendirilmesi sonucunda sintigrafi işlemi bitirilmiş olur.

İşlem sonucunda elde edilen, koroner arterler tarafından beslenen kalp kasının görüntülenmesi ve koroner arterlerde daralmalar ya da tıkanmalar olup olmadığının anlaşılmasıdır. Bu yöntem ile özellikle kalbi besleyen koroner arterler üzerinde yaşanan problemler kolayca ortaya çıkarılmaktadır.

Miyokard perfüzyon sintigrafisi oldukça güvenli bir işlemdir.

Kalbe giden kan oranının saptanmasında büyük bir önem arz eden miyokard perfüzyon sintigrafisi, KAH probleminin istenen bir şekilde teşhis edilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak bu işlem öncesinde dikkat edilmesi ve uygulamanın yerine getirilmesi gereken birtakım hususlar bulunmaktadır. Miyokard perfüzyon sintigrafisi öncesi nelere dikkat etmelisiniz, şimdi gelin bunlara yakından bakalım.

Kalbe giden kan oranının saptanmasında büyük bir önem arz eden miyokard perfüzyon sintigrafisi, KAH probleminin istenen bir şekilde teşhis edilmesine olanak sağlamaktadır. Ancak bu işlem öncesinde dikkat edilmesi ve uygulamanın yerine getirilmesi gereken birtakım hususlar bulunmaktadır. Miyokard perfüzyon sintigrafisi öncesi nelere dikkat etmelisiniz, şimdi gelin bunlara yakından bakalım.Miyokard perfüzyon sintigrafisi işlemi yaptırmadan önce dikkat edilmesi gerekenler arasında şunlar yer almaktadır;

  • Öncelikle bilinmelidir ki aksi bir şey söylenmediği sürece işlemden 4 saat öncesine kadar herhangi bir şey yenilmemesi ya da içilmemesi gerekmektedir.
  • Yüksek tansiyon, şeker hastalığı ya da kalp hastalığı gibi nedenlerden dolayı ilaç alan kişilerin en geç 2 gün öncesinden bu ilaçları almamaya başlaması tavsiye edilir. Tabi bu durumun doktor kontrolünde gerçekleştirilmesi gerektiği unutulmamalıdır.
  • Sintigrafi işlemi için rahat giysiler ve ayakkabılar giyilmesi öncelikli bir husustur. Ayrıca dinlenmiş bir şekilde hastanede olunması önemlidir.
  • Uygulama farmakolojik stres testi altında geçecek ise çay, çikolata ve kahve gibi gıdaların 2 – 3 gün öncesinden bırakılması önerilir.
  • Hastaların daha önceden hastalıkla ilgili herhangi bir raporu bulunuyorsa, bu raporu işlemi gerçekleştirmeye gittiklerinde yanında götürmeleri gerekmektedir.
  • Miyokard perfüzyon sintigrafisi işlemine başlamadan önce yukarıda maddelemiş olduğumuz hususları eksiksiz bir şekilde yerine getirmeniz sizin yararınıza olacak ve yapılan tetkiklerde doğru tespitlerin ortaya çıkmasını sağlayacaktır.

Herhalde sıkça duyduğunuz miyokard perfüzyon sintigrafisinin ne olduğunu merak ediyorsunuz. O halde diğer bir adıyla talyum testi olarak adlandırılan miyokard perfüzyon sintigrafisinin ne olduğunu açıklayalım ve sizlere bu konuda detaylı bilgiler vermeye çalışalım.

Miyokard perfüzyon sintigrafisi nedir diye soracak olan herkes için öncelikle basit bir tanımlama yapabiliriz. Basit anlamda miyokard perfüzyon sintigrafisi, kalp kaslarına ulaşan kan seviyesini değerlendiren ve bireyde koroner arter hastalığının olup olmadığını ortaya çıkaran bir görüntüleme sistemi olmaktadır.

Uygulama sırasında çekilecek olan film için öncelikle düşük oranlarda stres çalışmasının hemen ardından radyoaktif madde damardan vücuda enjekte edilmektedir. Ardından radyoaktif ilaç kan yoluyla koroner arterlere ve kalp kasına ulaşmaktadır. Sonrasında ise özel bir kamera sayesinde verilen radyoaktif maddenin kalp kası üzerinde nasıl dağıldığı izlenebilmektedir. Ayrıca alınan görüntüler bilgisayar yardımı ile elde edilmekte ve düzenlenerek değerlendirmeye alınmaktadır.

Burada kalp kasına ulaşan kan miktarı radyoaktif ilacın görüntülenmesi ile doğru orantılıdır. Yani işlem sırasında ne kadar radyoaktif madde görüntülenirse kalp kasına giden kan da aynı seviye olur. Bu şekilde koroner arterlerde beslenen kalp kası görüntülenir ve bunun ardından daralmış ya da tıkanmış kısımlar anlaşılır. Miyokard perfüzyon sintigrafisi yöntemi kalp kasında bulunan tıkanıklık ya da daralmaların tespit edilmesinde son zamanların en etkili yöntemlerinden biri olmaktadır.

Kalp kanlanmasının ölçüldüğü bir işlem olarak karşımıza çıkan kalp sintigrafisi, efor ve sonrası durumlarda kalp üzerinde oluşan kanlanmanın tespit edildiği bir uygulama olmaktadır. Peki, sintigrafisi nerelerde (hangi oranlarda) kullanılır?. Bu yazımızda sizlere sintigrafinin vücudumuzda bulunan hangi organlarda kullanıldığını açıklayacak ve bu kullanımlar hakkında bilgiler vermeye çalışacağız.

Sintigrafinin kullanıldığı organların başında kalp gelmektedir. Kalp üzerinden oluşan kanlanmanın hangi bölgelerde ve hangi oranda olduğu kalp sintigrafisi yöntemi ile anlaşılmaktadır. Bunun yanında sintigrafinin kullanıldığı başka organları ise şöyle sıralamak mümkündür.

  • Tiroid
  • Karaciğer ve dalak
  • Safra kesesi
  • Mide ve barsaklar
  • Kalp ve dolaşım sistemi
  • Böbrekler
  •  Adrenal bezler
  • Damarlar

Gama ışınları yayarak organizma içerisinde yer alan bir izotopun yolunu izlemek için sintigrafi yöntemi kullanılmaktadır. Bu nedenle yukarıda belirtmiş olduğumuz organlardan biri üzerinde mevcut işleyişi öğrenmek ve organizmanın genel içeriği hakkında bilgi edinmek için sintigrafi yöntemine başvurulmaktadır.

Ayrıca verilen radyoaktif madde, organizma tarafından tutulduğu için görüntü elde etmek bu yöntem dahilinde mümkün olmaktadır. Ortaya çıkan durum ise organlarda bulunan hastalıkların kolayca saptanmasına olanak sağlamaktadır.

Sintigrafi işlemi sırasında kullanılan taşıyıcı maddeler ya da izotoplar, tercih edilen tekniğe veya yapılan muayeneye göre değişim gösterebilmektedir. Uygulanan bu yöntemin hasta için herhangi bir problem oluşturmadığını ve organlara zarar vermediğini de söylemek mümkündür.

İstirahatte enjeksiyon sonrası miyokard perfüzyon görüntülemesi adından da anlaşıldığı gibi kişinin istirahate geçmesi anında yapılmaktadır. Bu nedenle kişi efor testine girmesi ardından damardan verilen ilacın kalp kasına giden damarlar üzerinde nasıl ilerlediği tespit edilmektedir.

Miyokard perfüzyon görüntülemesi için öncelikle vücuda damardan radyoaktif ilaç verilmesi gerekmektedir. Çünkü bu radyoaktif ilaç, özel bir kamera yöntemi ile izlenebilmektedir. İlacın kalp üzerinde nasıl ve hangi oranda dağıldığı bu özel kamera ile çekilen görüntülerin ardından belirlenebilmektedir.

Diğer yandan miyokard perfüzyon görüntülemesi kalbin stres altına sokulması anında da yapılmaktadır. Yani yapılan görüntülemeler sonucunda elde edilen sonuçlar, kalbe giden kan oranının tam olarak anlaşılması açısından önem taşımaktadır. Stres altında tespit edilen kan oranı ile istirahat halinde kana giden kan oranı karşılaştırılmakta ve buna göre hasta üzerinde gereken tetkikler yapılmış olmaktadır. Hastada var olan sorunun tam olarak netleştirilmesi adına her iki durum için de özel kamera ile görüntüler alınmakta ve bunun ardından kişinin kalbinde ya da kalp yolu üzerinde sahip olduğu problem istenen ölçüde belirlenmektedir

Damara verilen radyoaktif ilacın kalp kası üzerinde tutulmasına istinaden yapılan uygulama olmaktadır. Bu uygulama neticesinde kalbin kanlanma oranı ve kalp kası fonksiyonlarının neler olduğunu öğrenmek mümkündür. Peki kalp sintigrafisi ile hangi değerlendirmeler yapılır?, gelin şimdi bunlara yakında göz atalım.

Kalp sintigrafisi ile yapılan değerlendirmeler arasında koroner kalp hastalığı tanısı, göğüs ağrıları, kalp kasına giden kan miktarının belirlenmesi, kalp kasında bulunan hücrelerin canlılığı ve kanlanma durumu bulunmaktadır. Damarlara uygulanan radyoaktif madde ile bu değerlendirmeleri yapmak ve gerekli bilgiler edinmek mümkündür.
Bunların yanı sıra kalp sintigrafisi özellikle koroner kalp hastalıkları ve göğüs ağrılarının araştırılmasında sıkça uygulanan bir yöntem olmaktadır. Ayrıca balon anjioplasti ve koroner bypass uygulamalarında da kalp sintigrafisi uygulaması tercih edilmektedir.

Tek bir seans dahilinde gerçekleştirilebilen bu yöntem, kalbin hangi oranda kanlandığı hakkında bilgiler vermektedir. Bunun yanında kalp kasının fonksiyonlarını öğrenmek ve gerçekleşen fonksiyonlar hakkında gerekli bilgiler edinmek yine kalp sintigrafisi sayesinde mümkün olmaktadır.

Kalp üzerinde meydana gelen problemlerin çözüme kavuşturulması adına oldukça önemli bir konumda yer alan kalp sintigrafisi, yaşanan kalp sorunlarının net bir şekilde anlaşılmasına yardımcı olmaktadır. Tıp dünyasına kazandırılan en etkili gelişmelerden biri olan kalp sintigrafisi, detaylı sonuçlar ortaya çıkardığı için günümüzde birçok klinik tarafından uygulanmaktadır.

Kalp sintigrafisi, kalbi besleyen damarlarda meydana gelen tıkanıklık ya da yetersiz beslenme sonucu koroner arter hastalığının tanısında kullanılmaktadır. İşlem gerçekleştirilmesi sırasında radyoaktif ilaçlar kullanılmakta ve özel kameralar ile radyoaktif ilacın vücut içerisinde nasıl ilerlediği gözlenmektedir. Yapılan özel görüntüleme ile elde edilen sonuçlar vücutta bulunan gizli problemlerin ortaya çıkmasına yardımcı olmaktadır. kalp sintigrafisi nasıl bir işlemdir? şimdi bunu yakından inceleyelim.

Yapılan efor testini takiben ya da istirahat döneminde iki farklı şekilde gerçekleştirilen kalp sintigrafisi, damardan radyoaktif ilaç verilerek uygulamaya alınmaktadır. İlacın verilmesi ardından kalp kasında tutunma oranı özel kameralar ile izlenmektedir. Ayrıca ilacın kalp kası üzerindeki işlevleri yine özel görüntüleme tekniği ile filme alınmakta ve bunun ardından belirli sonuçlar elde edilmesi mümkün olmaktadır. Kalp kasına doğru ilerleyen kan miktarı radyoaktif ilaç ile doğru orantılı bir şekilde azalmakta ya da çoğalmaktadır. İlacın yoğun bir şekilde gözlenmesi kalp kası tarafından yüksek oranda tutulduğunu göstermektedir.

Diğer yandan damardan verilen radyoaktif ilaç, oldukça düşük oranda radyasyon içermektedir. Yani kullanılan radyoaktif ilacın kişi için herhangi bir yan etkisi bulunmamaktadır. Ayrıca bu işlem sayesinde koroner arter damarların beslemiş olduğu kalp kası görüntülenmiş olmakta ve arterlerdeki tıkanıklık ya da daralmalar açık ve net bir şekilde ortaya çıkmaktadır. Bunun yanında kalp sintigrafisinin egzersiz ya da efor testi kapsamında yapılması kalbin daha fazla çalışması ve hangi oranda kana ihtiyaç duyduğunun anlaşılması adına yapılmaktadır.

Radyoaktif madde kullanılarak görüntüleme ve film çekimi olarak adlandırılan sintigrafi, vücut üzerinde belirli rahatsızlıkların tespit edilmesi ve erken müdahale imkanı sintigrafi sayesinde mümkün olmaktadır. Peki sintigrafi hangi durumlar yapılır? buna daha yakından bakmakta fayda var.

Sintigrafi işleminin gerçekleştirildiği durumlar arasında;

  • Tiroid bezi,
  • Karaciğer ve dalak,
  • Safra kesesi,
  • Mide ve barsaklar,
  • Akciğer,
  • Böbrekler
  • Kemik,
  • Damarlar

üzerindeki gizli enfeksiyonların tespit edilmesinde kullanılmaktadır. Vücuda uygulanan radyoaktif ilacın özel kameralar ile takip edilerek gerçekleştirildiği uygulama, verilen radyoaktif ilacın vücut dokuları tarafından hangi oranda tutulduğunun gözlenmesi ile istenen sonuçlar ön plana çıkarmaktadır.

Sintigrafi uygulaması günümüzde büyük klinikler ve hastaneler tarafından gerçekleştirilmektedir. Çünkü uygulamanın yapılabilmesi için gelişmiş laboratuvarlara ve alanında uzman hekimlere ihtiyaç duyulmaktadır. Ancak her geçen gün sintigrafi yapan merkezlerin sayısında artış görüldüğünü söylemek mümkün olmaktadır.

Başta kalp sintigrafisi olmak üzere birçok farklı şekillerde yapılan uygulama, vücutta bulunan gizli problemlerin ortaya çıkarılmasında oldukça önemli bir konumda yer almaktadır. Tıp dünyasının en etkili gelişmelerinden biri olan sintigrafi, şu ana kadar birçok hastalığa erken müdahale şansı tanımış ve yaşanan problemlerin kısa sürede çözüme ulaştırılmasına çoğu zaman için yardımcı olmuştur.