Kadıköy Lifemed Tıp Merkezi
Sizi Arayalım

Hipertansiyon


Hipertansiyon toplumda en sık görülen hastalıklardandır. Dünyada 1 milyarın üzerinde hipertansiyon hastası olduğu tahmin edilmektedir. Ülkemizde de yaklaşık 3 erişkinden birinde hipertansiyon olduğu belirlenmiştir.

Hipertansiyon kalp, damar, böbrek hastalıkları, inme ve bunlara bağlı ölümler için önemli bir risk faktörüdür. Diyet, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun ilaç tedavisi yüksek kan basıncının kalp damar sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerini önleyebilir. Erken tanı, tedavi ve kan basıncını kontrol altında tutmak hipertansiyona bağlı kalp-damar ve böbrek hastalıklarını önlemede önemli hususlardır. Son yıllarda toplumda yüksek kan basıncı farkındalığı ile tedavi alma ve kan basıncı kontrol oranlarında artışlar gözlenmesine rağmen halen hastaların önemli bir yüzdesinde kan basıncı tedavisinin devamlılığı ve kontrolu yeterince sağlanamamaktadır.

Hipertansiyon hakkında
daha fazla bilgi için
bizimle iletişime geçebilirsiniz

 

Dahiliye Bölümündeki Doktorlarımız


 

Bilgilendirme amaçlıdır.

  • Haftanın çoğu günü veya mümkün olduğu kadar sık egzersiz yapılmalı; 30-45 dk süreli hafif orta düzey egzersiz uygundur.
  • Tuz alımı sınırlandırılmalı, toplamda günde 5 gr geçmemelidir. Tuzlu gıdalardan uzak durulmalıdır.
  • Normal kiloya inmeli ve muhafaza etmelidir ( ideal kilonuzu sorunuz)
  • Diyet;meyve , sebze ve lifli gıdalar bolca tüketilmelidir.
  • Alkol tüketimi sınırlandırılmalı,
  • Sigara kullanılmamalıdır.

Kan basıncı değerleri normal seviyelerin üzerinde seyreden kişiler konuyla ilgili bir hekime başvurarak en uygun önlemler ve ilaç tedavisi hakkında bilgi alabilir. Hipertansiyon tedavisi hekim-hasta işbirliği gerektiren bir süreçtir ve genellikle yaşam boyu sürer.

Tedavi hedefi genel olarak kan basıncı değerlerini 140/90 mmHg altında tutmaktır, bazı hasta gruplarında ve özel durumlarda daha düşük seviyeler hedeflenebilir.

Tedavide kullanılabilecek çok sayıda farklı ilaçlar mevcuttur. Önemli olan kişiye özel en uygun ilacı seçmektir. Her hastanın muayene ve laboratuar bulguları, eşlik eden diğer hastalıkları, kullandığı diğer ilaçlar farklılık gösterebileceğinden kişiye özel tedavi planlaması yapılmalıdır. İlaç tedavisi için mutlaka hekime danışılmalıdır.

Kan basıncının kontrolsüz olarak çok yükseldiği durumlarda (örneğin 180/110 mmHg ve üzeri) en yakın sağlık kuruluşuna veya doktorunuza başvurunuz. Bu gibi durumlarda ne gibi tedbirler almanız gerektiğini ilk ziyaretinizde doktorunuza sorunuz. Dilaltı ilaçları sıkça ve uygunsuz kullanmak sakıncalı olabilir.

DİRENÇLİ HİPERTANSİYON

Biri diüretik ( idrar söktürücü) olmak kaydıyla, 3 adet farklı ilacın yeterli dozlarda kullanılmasına rağmen kan basıncının yüksek olmasıdır. Hastanın ilaçları düzenli kullandığından emin olunmalıdır. Yetersiz dozda  ve düzensiz ilaç kullanımı, fazla tuz kullanımı, alkol   fazlalığı, başka nedenlerle kullanılan ilaçlar, kan basıncını yükseltebilecek bazı hastalıklar dirençli hipertansiyona sebep olabilir. Kan basıncı kontrolünün sağlanamadığı durumlarda hipertansiyon ile ilgili bir uzmana danışılması uygun olur.

GEBELİK VE HİPERTANSİYON;    

Bilinen hipertansiyonu olan veya gebelik döneminde hipertansiyonu ortaya çıkanlar için özel takip ve tedavi gereklidir. Bu hastalar yakın takip edilmelidir (örneğin ayda bir vizitler ile). Bu hastalarda ilaç tedavisi özeldir, baz ilaçların kullanılması sakıncalıdır. Uygun ilaç seçimi ve takip için mutlaka uzman hekim önerileri dikkate alınmalıdır.

KAN BASINCINI YÜKSELMESİNE SEBEP OLABİLECEK DİĞER İLAÇLAR ;

  • Grip ve nezle için kullanılan bazı kombine preparatlar
  • Kortikosteroidler (kortizon)
  • Bazı ağrı kesiciler, romatizma ilaçları
  • Bazı antidepresan ilaçlar
  • Doğum kontrol ilaçları
  • Bunların dışında da bazı ilaçlar kan basıncı yükselmesine sebep olabilir, doktorunuzu
  • kullandığınız diğer ilaçlar hakkında bilgilendiriniz

Doğru kan basıncı ölçmek için uygun cihaz, kola sarılan uygun boyda manşon kullanılmalı ve doğru ölçüm tekniği uygulanmalıdır. Koldan ölçen cihazlar kulanılmalı, manşon çoğu erişkin için standart boy olabilir, çocuk ve kolu zayıf yapılılar için küçük boy, obezler için ise büyük boy olmalıdır.  Bu faktörlerden herhangi birindeki uygunsuzluk veya hata yanlış ölçümlere yol açar ve hasta sağlığı açısından olumsuz neticelere sebep  olabilir. Uygunsuz küçük boy manşon kullanımı hatalı yüksek, uygunsuz büyük boy manşon kullanımı  hatalı düşük ölçümlere yol açabilir.

Uygun cihaz dışında doğru ölçüm tekniği ve şartları da önem arzetmektedir. Kan basıncı ölçümünden önce mutlaka en az 5 dk istirahat etmelidir. Ölçüm oturur pozisyonda ( bazı durumlarda hekim yatarak ve ayakta ölçümler yapabilir), ayaklar yerde, kol kalp seviyesinde destekli , manşon kalp seviyesinde olmalıdır. Efordan hemen sonra, yemek sonrası, dolu mesane ile, sigara veya kafeinli içecekler sonrası ölçmek uygun değildir.

Kollar arasında kan basıncı değerlerinde farklılık olabilir. İlk ölçümde heriki koldan ölçüp, takipleri yüksek olan taraftan yapmak uygundur. Anormal yüksek veya düşük ölçümlerde manşon çıkarılıp birkaç dakika sonra ölçüm tekrarlanmalıdır.

Kan Basıncı Ölçümü ve Takibi

Otomatik olmayan cihazlar (stetoskop kullanılması gereken ) için mutlaka eğitim alınmalıdır.

Hastaların evde kan basınçlarını takip etmesi tedavinin başarısı açısından çok önemlidir. Kan basıncı yıl içerisinde yukarı veya aşağı oynamalar gösterebilir, yılda bir iki kez hekim ziyareti bunları tespit için yeterli değildir. Normal dışı ölçümler hasta tarafından tespit edildiğinde hekime danışılmalıdır, tedavide değişiklik söz konusu olabilir. Hastalar kendi kararlarıyla ilaç dozu değişikliği yapmamalıdır..

Evde kan basıncı takibi için koldan ölçen otomatik cihazlar uygundur. Hekime muayene randevusu öncesi , sabah ve akşam günde 2 ölçüm ile  bir haftalık takip yapılabilir. Ayrıca hastanın kendini rahatsız hissettiği saatlerde ekstra ölçümler yapması uygundur. Hastaların çok sık ölçüm yapması ve ölçümü takıntı haline getirmesi anksiyeteye sebep olabilir, bu tarz takip uygun değildir. Bu konuda kesin bir kriter olmamakla beraber, kan basıncı stabil seyrediyorsa haftada 2 rutin ölçüm yeterli olabilir.

Kan basıncı yükseldiğinde bazı hastalarda baş ağrısı, baş dönmesi,  burun kanaması, görme bozukluğu, çarpıntı, göğüste baskı, nefes darlığı gibi şikayetler olabilir. Bazı hastalarda ise kan basıncı normal değerlerin üzerinde olmasına rağmen hiçbir belirti ve şikayet olmayabilir, kan basıncı ölçmeden anlaşılamayacak olan bu durum tehlikeli sonuçlar doğurabilir. 

Hipertansiyon tanısı kan basıncı ölçülerek konulur. Ölçüm için uygun cihazlar kullanılmalı ve doğru ölçüm tekniği uygulanmalıdır. Eskiden özellikle hastanelerde yaygın kullanılan civalı aletler (civalı sfigmomanometre) , civanın yol açabileceği toksisite nedeniyle yerini ossilometrik yöntemle kan basıncını koldan ölçen cihazlara bırakmıştır. Civalı aletler laboratuar şartlarında  kalibrasyon standardı olarak kullanılmaktadır. Kan basıncı ölçüm birimi milimetre civadır (mmHg).

Hipertansiyon Tanısı Nasıl Konur

Özellikle ev kullanımı için otomatik cihazlar yaygın olarak kullanılmaktadır. Koldan ölçen cihazlar tercih edilmelidir. Cihazların tümü uluslararası kabul edilmiş standartlara sahip değildir, cihaz satın alırken hangi marka ve model alınacağı hekime danışılmalıdır. Bağımsız uluslararası kurumlar tarafından onaylanmış cihazlar alınmalıdır.

2017 yılı Amerikan ACC/AHA raporuna göre tanı için sınırlar daha aşağı çekilse de, 2018 yılı  Avrupa ESC/ESH ortak hipertansiyon rehberine göre tekrarlayan ölçümlerde kan basıncı klinikte 140/90 mmHg ve üzerinde ise hipertansiyon tanısı konur. Ev ölçümlerinde 135/85 mmHg , 24 saatlik tansiyon holteri ( ambulatuar kan basıncı ölçümü, ABPM) ölçümlerinde ise günlük ortalama 130/80 mmHg üzerinde bulunuyorsa hipertansiyon tanısı konulur.

Kan basıncı kanın damar içerisinde dolaşırken damar duvarlarına yaptığı basınçtır. Kan basıncı sistolik (büyük) ve diyastolik (küçük) kan basıncı olarak , milimetre civa ( mmHg) cinsinden ifade edilir. Normal kan basıncı 120/80 mmHg dir. Kan basıncının klinikte 140/90 veya klinik dışı ölçümlerde 135/85  mmHg’ dan  yüksek olmasına hipertansiyon denir.

Vakaların büyük bölümünde hipertansiyonun belirgin ve tek bir sebebi yoktur ( esansiyel hipertansiyon) , ortaya çıkmasında genetik ve çevresel faktörlerin rol aldığı  düşünülmektedir. Ailesinde hipertansiyon olanlarda hastalığın görülme olasılığı yüksektir. Bir kısım hastada ise yüksek tansiyon kalp damar , böbrek ve endokrin hastalıkları ile ilişkili olabilir ( sekonder hipertansiyon) . Bu durumlarda esas hastalığın da  tedavisi gerekmektedir.

Genetik faktörler ve kan basıncı yüksekliğine neden olabilecek diğer hastalıklar dışında aşırı tuz kullanımı, obesite, alkol, yoğun stress ve  bazı ilaçlar da kan basıncı yükselmesine sebep olabilir.

Hipertansiyon Nedir

Klinikte ölçülen kan basıncının normal sınırların üzerinde olmasına karşın klinik dışı ve ev ölçümlerinde  tansiyonun normal sınırlarda olmasına “ beyaz önlük hipertansiyonu ” denir. Hastane veya klinik ortamdan kaynaklanan reaksiyon ile ilişkili olabilir. Bu hastaların yakın izlenmesinde fayda vardır. Bunun tam tersi olacak şekilde klinikte kan basıncının normal sınırlarda saptanmasına karşın klinik dışı ölçümlerde yüksek saptanmasına “ maskeli hipertansiyon ” denir ve daha riskli bir durumdur.

Tedavi edilmeyen hipertansiyon zamanla ateroskleroz (damar sertliği) koroner arter hastalığı, kalp krizi, kalp yetmezliği, beyin kanaması, inme (felç) , böbrek yetmezliği ve görme bozukluklarına yol açabilir.