EEG Nedir?
EEG, epilepsi tanısında ve epileptik hastaların takibinde klinik bulguların ardından en önemli inceleme yöntemidir.Bu yöntem beynin yapısal özelliklerinden çok, o anki fonksiyonel durumunuyansıtır. Bu nedenle yapısal görüntüleme yöntemlerindeki (BT,MRG gibi) gelişmelere rağmen halen önemini korumaktadır.Özellikle yapısal inceleme yöntemlerine yansıyan bir patolojik bulgunun olmadığı durumlarda EEG’nin önemi daha da artmaktadır.
Doktorunuz EEG Çekimini Neden İster?
Nöroloji uzmanları, beynin elektriksel ritminde bir bozulma olup olmadığını anlamak için bu testi talep eder. En yaygın istenme nedenleri şunlardır:
- Epilepsi (Sara) Hastalığı: Nöbetlerin tipinin belirlenmesi, teşhisi ve uygulanan tedavinin etkinliğinin takip edilmesi.
- Bilinç Kaybı ve Bayılma (Senkop): Açıklanamayan bayılma nöbetlerinin veya ani bilinç değişikliklerinin altında yatan nedenin araştırılması.
- Uyku Bozuklukları: Narkolepsi veya uyku apnesi gibi uyku sırasında ortaya çıkan elektriksel anormalliklerin incelenmesi.
- Beyin Fonksiyonunu Etkileyen Durumlar: Travmalar, beyin iltihapları (ensefalit), tümörler veya hafıza problemleri (demans, Alzheimer) süreçlerinde fonksiyonel değerlendirme yapılması.
EEG Çekimi Nasıl Yapılır?
İşlem, hastanın rahat etmesi için sessiz ve loş bir odada gerçekleştirilir:
- Hasta konforlu bir koltuğa veya yatağa uzanır.
- Uzman teknisyen, özel bir iletken pat (krem/jel) yardımıyla saçlı derinin belirli noktalarına küçük disk şeklindeki elektrotları yapıştırır.
- Kayıt işlemi başladığında hastadan gözlerini kapatması ve gevşemesi istenir.
- Çekim sırasında beynin farklı uyaranlara nasıl tepki verdiğini ölçmek için hastadan derin nefes alıp vermesi (hiperventilasyon) veya yanıp sönen aralıklı ışıklara bakması (fotik stimülasyon) istenebilir.
- Rutin bir EEG çekimi hazırlık süreciyle birlikte ortalama 30-40 dakika sürer.
Çekim Öncesi Hazırlık Süreci
EEG taramasından en doğru ve net sonucun alınabilmesi için hastanın dikkat etmesi gereken bazı temel adımlar vardır:
- Saç Temizliği: Çekim günü veya bir gece önceden saçların yıkanmış ve kurutulmuş olması gerekir. Saçta jöle, sprey, köpük veya saç kremi gibi kimyasallar bulunmamalıdır; bu maddeler elektrotların sinyal almasını engeller.
- Tokluk Durumu: Kan şekerinin düşmesi beyin dalgalarını etkileyebileceği için hastanın çekime mutlaka tok karnına gelmesi istenir.
- İlaç Kullanımı: Düzenli kullanılan ilaçlar, nöroloji hekimi aksini belirtmediği sürece rutin saatinde alınmalıdır.
- Uyku Durumu: Eğer “Uyku EEG’si” veya “Uyku Deprivasyonlu (Uykusuz) EEG” istenmişse, hastanın işlemden önceki gece doktorun belirttiği süre kadar uykusuz kalması gereklidir.
Sıkça Sorulan Sorular (S.S.S)
EEG çekimi sırasında acı hisseder miyim?
Kesinlikle hayır. EEG tamamen ağrısız ve acısız bir testtir. Elektrotlar sadece beynin ürettiği mevcut elektriği dışarıdan algılar, vücuda herhangi bir elektrik akımı veya şok verilmez.
Çekim sırasında radyasyon (X-ışını) var mıdır?
Hayır. EEG cihazları radyasyon yaymaz. Bu nedenle hamilelerde, emziren annelerde ve bebeklerde bile %100 güvenle uygulanabilen bir tetkiktir.
Rutin EEG ile Uyku EEG’si arasındaki fark nedir?
Rutin EEG, hasta uyanık ve dinlenme halindeyken (genellikle 20-30 dakika) çekilir. Uyku EEG’si ise beyin dalgalarındaki bazı gizli anormalliklerin (özellikle epilepside) uyku sırasında daha belirgin hale gelmesi nedeniyle, hastanın uyutularak veya uykusuz bırakılarak daha uzun sürede incelendiği formatıdır.
Saçımdaki jeller (pat) çekimden sonra nasıl temizlenir?
Elektrotları yapıştırmak için kullanılan pat su bazlıdır. İşlem sonrasında teknisyenimiz saçınızı kaba kirinden arındırır. Eve döndüğünüzde ılık su ve normal bir şampuanla yıkayarak kalıntıları tamamen ve kolayca temizleyebilirsiniz.
Çekim sonrasında araba kullanabilir veya işe dönebilir miyim?
Eğer size ilaçla uyutulma (sedasyon) işlemi yapılmadıysa, rutin EEG çekiminden hemen sonra günlük yaşantınıza dönebilir, işinize gidebilir ve araba kullanabilirsiniz.
Kapalı alan korkum (Klostrofobi) var, EEG çektirebilir miyim?
Evet. EEG işlemi MR (Emar) cihazları gibi dar ve kapalı bir tüpün içinde yapılmaz. Havadar ve geniş bir odada, normal bir yatakta veya koltukta uzanarak gerçekleştirilir.