Baş ağrısı, nöroloji polikliniklerine başvurunun en sık nedenlerinden biridir. Bununla birlikte baş ağrısı olan hastaların ancak %40’ı hastaneye başvurmaktadır; %60 gibi büyük bir çoğunluğu da ilacı, doktor dışındaki kişilerin önerileriyle almaktadır. Sonuç olarak baş ağrısı, toplumda ihmal edilen, nedenleri araştırılmayan ve yanlış tedavi uygulanan bir hastalıktır.
Baş ağrıları, birincil (primer) ve ikincil (sekonder) baş ağrıları olarak ikiye ayrılır. Birincil baş ağrılarının en sık nedenleri migren ve gerilim baş ağrılarıdır. ‘’Uluslararası Baş ağrısı Sınıflaması’’na göre baş ağrılarını ana başlıklar halinde aşağıdaki gibi sınıflamak mümkündür:
-
Primer baş ağrıları:
- Migren,
- Gerilim tip baş ağrısı,
- Küme baş ağrısı.
-
Sekonder baş ağrıları:
- Baş ve boyun travması ile ilgili,
- Baş ve boyun damar hastalıkları ile ilgili,
- İlaç ve madde kullanımı veya yoksunluğu ile ilgili,
- Sinir sistemi veya sistemik infeksiyonlarla ilgili,
- Beyin hastalıkları ile ilgili,
- Psikiyatrik hastalıklarla ilgili.
Primer baş ağrıları, tüm baş ağrılarının yaklaşık %90’ını oluşturur. Sekonder baş ağrıları, baş ağrısı nedenlerinin %10’unu oluşturur ve beyin veya diğer sistemleri ilgilendiren bir hastalığın başlangıcı olabileceği gibi, hastalığın seyri sırasında da ortaya çıkabilir.
Görülme sıklığı daha düşük olmakla birlikte, hastanın yaşamını tehdit eden hastalıklara ipucu olabileceğinden doğru tanı koyulması çok önemlidir. Primer baş ağrılarının altında bir neden olmadığından, çoğu zaman ileri tetkik gerektirmez. Ancak şüphede kalındığında ileri tetkiklere başvurulur. Oysa ikincil baş ağrısı düşünüldüğü durumda nedene yönelik tetkikler yapılmalıdır. Klinik olarak birincil ve ikincil baş ağrılarını ayırt edebilmek bir sürü gereksiz tetkiki de önleyecektir. Burada hem hasta hem de hekime önemli görevler düşmektedir.
Sonuç olarak, baş ağrısı bulunan bir hasta değerlendirilirken, ilk yapılması gereken sekonder baş ağrısının dışlanmasıdır. Bunun için öykü, genel tıbbi ve nörolojik muayene önem kazanır. Önceden primer baş ağrısı tanısı almış bir kişide de sonradan sekonder baş ağrısı nedenleri gelişebilir. Bu nedenle çok iyi sorgulanması gerekir. Baş ağrılı hastada öykü çok önemlidir.
Aşağıdaki özellikler mutlaka sorulmalıdır:
- Baş ağrısının tipi ve karakteri
- Başlangıcı
- Sıklığı
- Yeri
- Şiddeti
- Ağrı öncesinde bazı bulguların olup olmadığı
- Bulantı, kusmanın eşlik edip etmediği; ışığa, sese duyarlılık olup olmadığı
- Tetikleyici faktörlerin olup olmadığı
- Uyku düzeni
- Emosyonel faktörler
- Aile öyküsü
- Kullandığı ilaçlar
Öykü alırken sekonder baş ağrısına işaret edebilecek özellikleri gözden geçirmek gerekir. Bunlar:
- İlk veya bugüne kadar yaşadığı en şiddetli ağrı olması
- Ağrı karakterinin önceki baş ağrılarından farklı olması
- Ani ortaya çıkması
- Sıklığı veya şiddetinin giderek artması
- Yeni başlayan baş ağrısı:
- Kanserli hastada
- 50 yaş üzerinde
- Kafa travmasının ardından
- Öksürük, efor, cinsel aktivite gibi egzersizle ortaya çıkması
- Ağrının ağrı kesicilere yanıt vermemesi
- Sabah olan veya uykudan uyandıran baş ağrısı
- Başka nörolojik yakınma veya bulguların da eşlik etmesi (ateş, ense sertliği, nöbet, uyku hali, fokal bulgular gibi)
Yukarda belirtilen bulgular yoksa ve nörolojik muayene normalse çoğunlukla primer baş ağrısı tanısı konulur. Klinik gözlem ve muayene sonucunda büyük olasılıkla primer baş ağrısı tanısı konabiliyorsa, ileri inceleme yöntemleri çoğunlukla gerekmez. Hatta, yapıldığında, rastlantısal olarak bulunan bazı bulgular, kafa karışıklığına bile neden olabilir.