Lifemed Tıp Merkezi

Akciğer Kanseri Nedir? Neden ve Nasıl oluşur?


Akciğer Kanseri Nedir? Neden ve Nasıl oluşur?


Vücudumuzda nefes alıp verişimizi kontrol eden ve düzenleyen yegâne organlar akciğerlerdir. İhtiyacımız olan

 

Vücudumuzda nefes alıp verişimizi kontrol eden ve düzenleyen yegâne organlar akciğerlerdir. İhtiyacımız olan oksijeni karşılarlar ve kalbin çalışması bile ciğerlerimizden soluduğumuz oksijene bağlıdır. Akciğerler görevlerini yerine getirebilmek için sürekli hücre bölünmesi geçirerek dokularını yenilerler. Ancak bazı durumlarda bu hücre yenilenmesi ihtiyaç dışında olur ve kontrol edilemez. Oluşan bu hücreler vücuda zararı dokunacak kitleler oluşturur. Bu kütlelerin bir diğer ismi aslında herkesin duymuş olduğu "tümör"dür. Tümörler bulundukları yerde daha da büyüyerek diğer çevre organlara rahatlıkla sıçrayabilirler ve birçok hasara yol açarlar. Eğer tümör tek bir noktada kalıyorsa bu iyi huylu tümör olarak adlandırılır. Kötü huylu olanlar ise kan veya lenf sistemi ile vücuda taşınanlar yani çevre organlara yayılmış olan tümörlerdir ve tedavi edilmesi çok zordur.

 

 

Akciğer kanserinin oluşumunu tetikleyen etkenler nelerdir? Aslında bu sorunun kesin bir cevabı yoktur ya da tek bir cevabı yoktur. Yapılan araştırmalara göre akciğer kanserine sebep etkenler incelendiğinde sigara kullanımı ilk sıralarda yer almaktadır. Sigara kullanmayan bireylerde de tütün dumanına maruz kalınması da kanser riskini artırmaktadır. Tütünde yer alan zararlı maddeler akciğer hücrelerine zarar vermektedir. Kansere yakalanma riski hangi yaşta sigara kullanımına başlandığı, bir günde kaç sigara içildiği, sigarayı ne kadar derin nefesle çektiği gibi kıstaslara göre değişiklik göstermektedir. Sigarayı bırakan bir kişinin kansere yakalanma olasılığı oldukça düşmektedir.

 

 

 

 

Kanser genetik olarak aileden çocuklarına aktarılabilen bir hastalıktır. Aile geçmişinde kanser olan bireylerin de kansere yatkınlığı oldukça fazladır. Ancak aile geçmişinde akciğer kanserine yakalanmamış bir bireyin, hayatının ilerleyen dönemlerinde herhangi bir sebeple genetik bozukluk geçirmesi de kansere sebep olabilmektedir. Yani sadece genetik değil çevresel faktörler de bu hastalığın oluşmasında büyük etkendir. Örneğin hava kirliliği. Belli bir oranda hava kirliliğinin akciğer kanserini etkilediği ihtimali uzmanlarca açıklanmıştır. Ancak ne ölçüde etkilediği konusunda araştırmalarda kesin sonuca ulaşılamamıştır.

 

 

 

 

Akciğerle ilgili herhangi bir hastalık geçiren bireylerde kanser oluşma ihtimali de oldukça yüksektir. Önceden verem hastalığına yakalanmış olmak ileride akciğer kanserine yakalanma riskini oldukça arttırmaktadır. Akciğer kanseri geçiren bir kişi bu hastalığı yense dahi ikinci bir kez yakalanma riski de hiç kansere yakalanmamış birisine göre daha yüksektir. Bu aşamada kişinin sigara gibi kötü alışkanlıkları bırakması ikinci bir kanser riskinin önüne geçilmesine yardımcı olabilmektedir.

 

 

 

 

Meslek türlerine göre de akciğer kanserine yakalanma riskleri mevcuttur diyebiliriz. Madenciler, tekstil, yalıtım ve tersane işçileri, maden ve kaynak işçileri, çamaşır suyu üreticileri, cam seramik, muşamba ve batarya işçileri, boya, dökümhane ve çelik işçileri işleri gereği maruz kaldıkları zehirli atıklar ve solumak durumunda kaldıkları zararlı gazlar sebebiyle risk sınıfında yer almaktadırlar.

 

 

 

 

Akciğer kanseri, tüm dünya üzerinde yapılan bir araştırmaya göre erkeklerde en çok görülen kanser türüdür. Kadınlarda ise ikinci sırada yer almaktadır. En çok ölümle sonuçlanan kanser türü akciğer kanseridir.

 

 

 

 

Akciğer kanseri oldukça sinsi ilerleyen bir hastalıktır ve hastaların çoğu geçici röntgen çektirene kadar bu hastalığın farkında olmazlar. Bu nedenle düzenli kontrol yaptırmak çok önemlidir. Kişiden kişiye göre bu durum değişiklik gösterebilir. Akciğer kanserine yakalanmış çoğu insanda kesilmeyen ve daha da kötüleşen öksürükler görülebilir. Kalıcı göğüs ağrıları, omuz veya sırtta öksürükler sebebiyle kaynaklanan ağrı, nefes darlığı çekmek, yutmada zorluk çekmek ve boğaza takılma hissi, ses kısıklığı belirtilen şikâyetler arasında yer almaktadır. Ayrıca başka hastalıklara da işaret edebileceği gibi sık geçirilen zatürree ve bronşitler, iştahsızlık, kilo kaybı, halsizlik, yorgunluk ve spor yaparken zorlanma gibi belirtileri de mevcuttur. Böyle durumlarda her ihtimale karşı bir uzmana görünmek en yararlı çözüm olacaktır. Çünkü çok hızlı vücuda yayılabilen akciğer kanseri hücreleri geç teşhiste ölümle sonuçlanabilmektedir.

 

 

 

08 Mayıs 2015 Cuma - 11:24