Lifemed Tıp Merkezi

Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar


Cinsel Yolla Bulaşan Hastalıklar


Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en yaygın olarak görülen çeşididir. Belirtileri, cinsel birlikteliğin ardından 2-3 hafta içerisinde erkek veya dişi üreme organında ortaya çıkmaktadır...

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların genel belli başlı belirtileri ve ölüme kadar gidebilen çok ciddi çeşitli sonuçları bulunmaktadır. Bu sebeple çok dikkatli olunmalı, korunma yolları iyi bir şekilde araştırılmalı ve düzenli kontrollere gidilmelidir. Çünkü her hastalıkta olduğu gibi erken teşhis önemlidir. Cinsel yolla bulaşan hastalıklar nelerdir? Belirtileri nelerdir? Korunma yöntemleri ve tedavileri nelerdir?

Şankroid

Gelişmekte olan ülkelerde çok daha sık görülen hastalık, genital bölgede ağrılı ülserle kendini belli etmektedir.

Sifiliz (Frengi)

Başlangıçta küçük ve ağrısız yaralarla kendini belli etmekte ve erken teşhis edildiğinde antibiyotikle tedavi edilebilmektedir. Kişide sonrasında, ateş, kızarıklık ve baş ağrısına yol açan hastalık, tedavi edilmezse körlük ve sağırlığa kadar giden rahatsızlıklara yol açmaktadır. Ayrıca, vücutta lezyon oluşumuna ve kişinin ölümüne sebep olabilmektedir.

Gonore (Bel soğukluğu)

Cinsel yolla bulaşan hastalıkların en yaygın olarak görülen çeşididir. Belirtileri, cinsel birlikteliğin ardından 2-3 hafta içerisinde erkek veya dişi üreme organında ortaya çıkmaktadır. Ağrılı ve yanmalı idrar çıkışına sebep olmaktadır. Kısırlığa bile sebep olan hastalık, hamile bir kadından bebeğe de geçebilmekte, yeni doğan bebekte de çeşitli hastalıklara yol açabilmektedir. Antibiyotikle tedavi edilebilen hastalığın bazı türleri ise çok fazla antibiyotik kullanımı sonucu güçlenebilmektedir.

Klamidya

Kadınlarda %80, erkeklerde de %50 oranında belirtileri fark edilemeyen hastalık türüdür. Yaygın olarak üreme organlarında yerleşen bakteriler, iki cinste de yanmalı ve ağrılı idrar çıkışına sebep olmaktadır. Ayrıca kadınlarda karın içerisinde yaygın iltihaplara sebep olmaktadır. Doğum sırasında bebeğe geçme olasılığı yüksek olan bir virüstür ve bebeğin akciğerinde ya da gözlerinde iltihaplanmalara yol açabilmektedir. Antibiyotikle tedavisi mümkündür.

Herpes (Genital Uçuk)

İki tip herpes virüsü bulunmaktadır. Bunlardan birincisi perioral tip yani ağız çevresinde uçuğa sebep olan virüs, ikincisi de genital tip virüstür. Genital uçuk, gün geçtikçe daha sık görülmeye başlanan bir hastalıktır. Yaygın olarak 20-30 yaş aralığındaki kişilerde rastlanan hastalık, genital bölgede ağrı, kaşıntı, kabarcık ve kızarıklık ile kendini belli etmektedir. Cinsel yolla bulaşan diğer hastalıklarda olduğu gibi anneden bebeğe geçebilen bir virüstür. Kendini tekrarlama olasılığı olan ancak tedavisi mümkün olan hastalığın bazen de zaman içerisinde kendi kendine geçtiği görülebilmektedir.

Üreme Organı Siğilleri ve Deri Kabarıkları

Deride oluşan siğillere benzeyen genital ya da anal bölgede görülen siğiller, küçük ağrılı sancılara sebep olmaktadır. Tedavi edilmediği takdirde büyüyerek küme halinde çevre organlara yayılma ihtimali yüksektir. Doğum yolunu, idrar kanalını ya da makatı tıkayabilmektedir. Hatta doğum sırasında bebeğe geçtiği takdirde, siğiller bebekte solunum sıkıntısına sebebiyet verebilmektedir.

Hepatit B ve D

Hepatit B ve D hastalıkları, cinsel yolla bulaşan hastalıkların en yaygın olarak görünen çeşitlerindendir. Hepatit A, C ve E hastalıkları ise daha az rastlanan türden hastalıklardır. Bu güne kadar, cinsel birliktelik ve yoluyla bulaşan Hepatit B ve D hastalıklarının dünya çapındaki kişilerin %30’unda görüldüğü bilinmektedir. İdrar renginde koyuluk ve sarılık, karaciğerde büyüme, kusma ve ateş gibi belirtileri olan hastalık, karaciğer iltihabı, karaciğerde kanser, siroz ve ölüme yol açabilmektedir. Kesin tedavisi olmamakla birlikte, vücut direncini yüksek tutmak, hastalığın ilerlemesini yavaşlatmaktadır.

HIV – AIDS

HIV virüsü olan kişinin hastalığı için; başlangıç evresindeyse HIV enfeksiyonu, ilerlemiş evresindeyse AIDS denmektedir. Bulaşıcı türde olan hastalıkta, HIV virüsü kanla veya kanla temas etmiş araçlar yoluyla yayılmaktadır. Vücuda girdikten 3 ay sonra ELİSA testi ile anlaşılabilmektedir. HIV virüsü bulunduğu her insanda hastalığa sebep olmamaktadır. Olduğu takdirde de ileriki evrede AIDS’e sebep olmaktadır ve AIDS’in tedavisi yoktur. En yaygın ulaşma yolu korunmasız cinsel ilişkidir. Aynı bardaktan su içilmesi, aynı çatal kaşığın kullanılması, tokalaşma, öksürük gibi şeyler hastalığın bulaşmasına sebebiyet vermez. Ancak, sert öpüşmeler sonrası dudağın kanamış olması, ağızdaki yaralar ya da aynı diş fırçası kullanılıyorsa diş eti kanaması yaşanmış olması hastalığın bulaşma sebeplerindendir. Cinsel yolla bulaşmasını önlemenin en önemli yolu, birliktelik sırasında prezervatif kullanmaktır.

Hastalık belirtisi ise şunlardır; sık idrara çıkma, idrarda yanma ve ağrı. Koyu ve kötü kokulu akıntı. Kasıklarda elle hissedilen sertlikler. Cinsel birleşme esnasında ya da cinsel organlarda sürekli ağrı olması. Üreme organlarında siğil ve iltihaplar ya da uçuğa benzer döküntüler olması. Ölü doğumlar. HIV virüsü hastalığa dönmeden önce erken teşhis yapılabilmesi için, düzenli aralıklarda kanser taraması yapılması gerekmektedir.

27 Temmuz 2015 Pazartesi - 17:53